Ana içeriğe geç
preloader

Akkermansia Hakkında Sık Sorulan Sorular

Akkermansia muciniphila, bağırsaklarımızda doğal olarak yaşayan, bağırsak mukus tabakasını seven ve orada yerleşen bir bakteri türüdür. Bilimsel çalışmalar, bu bacterinin sağlıklı, zayıf ve insülin duyarlılığı iyi bireylerde daha yüksek seviyelerde bulunduğunu; obezite ve tip 2 diyabet gibi durumlarda ise belirgin şekilde azaldığını gösteriyor.

Bu nedenle Akkermansia, metabolik sağlıkla ilişkili kilit tür” olarak tanımlanmaya başladı ve yeni nesil probiyotik adayları arasında ön sıralara yerleşti.

Akkermansia muciniphila, bağırsaklarımızda doğal olarak yaşayan, bağırsak mukus tabakasını seven ve orada yerleşen bir bakteri türüdür. Bilimsel çalışmalar, bu bacterinin sağlıklı, zayıf ve insülin duyarlılığı iyi bireylerde daha yüksek seviyelerde bulunduğunu; obezite ve tip 2 diyabet gibi durumlarda ise belirgin şekilde azaldığını gösteriyor.

Bu nedenle Akkermansia, “metabolik sağlıkla ilişkili kilit tür” olarak tanımlanmaya başladı ve yeni nesil probiyotik adayları arasında ön sıralara yerleşti.

https://www.frontiersin.org/journals/immunology/articles/10.3389/fimmu.2024.1370658

“2024'te Frontiers in Immunology dergisinde Huifang Niu ve ekibinin detaylı analizi, Akkermansia muciniphila bakterisinin obezite kaynaklı kronik iltihabı nasıl dindirdiğini ortaya koyuyor: tam bir bağışıklık kahramanı. Bu bağırsak dostu, metabolik sendromu frenleyerek kilo fazlalığı, diyabet ve karaciğer yağlanmasını tersine çeviriyor; özellikle düşük dereceli enflamasyonu bastırıp insülin direncini kırıyor.

İltihabı Nasıl Yeniyor?

Obez bireylerde azalan Akkermansia, LPS toksinlerini temizleyip bağırsak duvarını (ZO-1, okludin gibi proteinlerle) güçlendiriyor; farelerde takviyesi yağ dokusu yangınını söndürüyor, mukus üretimini hızlandırıyor. Canlı, pastörize veya dış zar vezikülleriyle aynı etkiyi veriyor.

Sağlığınıza Katkısı

Akkermansia muciniphila takviyesi arayanlar için SEO dostu ipucu: NAFLD, CVD ve T2DM'de koruyucu kalkan oluşturuyor, doğal yollar (lifli besin, polifenol) ile çoğaltın – bel çevreniz incelsin, enerjiniz artsın.”

Akkermansia Zayıflatır mı?

En çok merak edilen sorulardan biri “Akkermansia zayıflatır mı?” sorusu. Burada önemli olan nokta şu: Akkermansia tek başına mucize bir zayıflama ilacı değil; ama kilo kontrolünde önemli bir destek mekanizması gibi çalışıyor.

Fazla kilolu ve metabolik sendromu olan bireylerde yapılan klinik bir çalışmada, 3 aylık Akkermansia takviyesinin vücut ağırlığı, yağ kütlesi ve bel çevresinde azalmayla ilişkili olduğu rapor edildi. Aynı çalışmada, özellikle pastörize Akkermansia formunun insülin duyarlılığını artırdığı ve metabolik profili iyileştirdiği bildirildi. Dolayısıyla Akkermansia, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine eşlik ettiğinde, yağ oranı ve kilo kontrolü açısından anlamlı katkılar sunabilir.

https://gut.bmj.com/content/65/3/426

“2016'da Gut dergisinde Maria Carlota Dao ve ekibinin obez bireylerdeki çalışması, Akkermansia muciniphila bolluğunun başlangıçta yüksek olmasının kalori kısıtlaması (CR) ile metabolik iyileşmeyi hızlandırdığını kanıtladı. Bu bakteri, mikrobiyota zenginliğiyle birlikte glikoz homeostazını, kan lipidlerini ve vücut kompozisyonunu düzelterek obezite yönetiminde kilit rol oynuyor – diyet sonrası en iyi sonuçlar Akkermansia zengini kişilerde görüldü.

Nasıl Çalışıyor?

49 fazla kilolu/obez yetişkinde 6 haftalık düşük kalorili diyet uygulandı; baseline Akkermansia yüksek olanlarda açlık glikozu, trigliseritler ve bel çevresi daha fazla azaldı, mikrobiyal çeşitlilik arttı. Mikrobiyota zenginliği ve Akkermansia etkileşimi, en sağlıklı metabolik profili öngördü.

Obezite Üzerindeki Etkileri

Akkermansia, farelerdeki gibi insanlarda da yağ kütlesini ve glikoz intoleransını tersine çeviriyor; CR ile birlikte kilo kaybı, inflamasyon azalması ve insülin hassasiyeti artıyor – probiyotik potansiyeli vurgulanıyor. Diyetinizi zenginleştirerek bu bakteriyi teşvik edin.”

Akkermansia Doğal Olarak Kimlerde Daha Fazla?

Bilimsel veriler, Akkermansia’nın seviyesinin kişiden kişiye oldukça değiştiğini gösteriyor.

  • Zayıf, metabolik olarak sağlıklı, insülin direnci olmayan kişilerde Akkermansia oranının bağırsak mikrobiyotasının yaklaşık yüzde 1–5’ine kadar çıkabildiği bildirilmiştir.
  • Obezite, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi tablolarda bu oranın yüzde 0,5’in altına kadar gerileyebildiği gözlenmiştir.

Bu nedenle Akkermansia seviyesi, metabolik sağlıkla yakından ilişkili bir “biyobelirteç” gibi değerlendirilmektedir.

https://www.nature.com/articles/s41591-019-0495-2

“2019'da Nature Medicine dergisinde Clara Depommier ve arkadaşlarının obez bireyler üstündeki denemesi, Akkermansia muciniphila takviyesinin güvenli bir yol olduğunu net ortaya koydu: 3 ay boyunca günde 10 milyar bakteri alanlarda yan etki sıfır. Pastörize hali özellikle parladı; insülin direncini yüzde 28 kırdı, kolesterolü düşürdü, karaciğer değerlerini dengeledi ve birkaç kilo kaybettirdi.

Denemede Neler Gösterdi?

32 kişilik plasebo kontrollü çalışmada, hem canlı hem pastörize form metabolizmayı canlandırdı: açlık insülini azaldı, inflamasyon söndü, bel çevresi inceldi. Pastörize olan bağırsak florasını bozmadan daha etkili çıktı.

Kilo ve Şeker Dengesine Katkısı

Obeziteyle mücadelede Akkermansia umut ışığı: yağ yakımını hızlandırıp glikoz kullanımını düzeltiyor, diyabet riskini frenliyor. Lifli besinlerle destekleyin, vücudunuz değişsin.”

Akkermansia Hangi Besinlerle Artar?

Akkermansia, yoğurt gibi direkt bir gıda içinde alınan klasik bir probiyotik değildir; ama doğru beslenme ile bağırsakta doğal olarak çoğalması mümkündür.

Akkermansia’yı destekleyen başlıca beslenme faktörleri şöyle özetlenebilir:

  • Polifenol zengini kırmızı–mor meyveler: Nar, yaban mersini, böğürtlen, siyah üzüm gibi meyveler Akkermansia ile olumlu ilişkili bulunmuştur.
  • Prebiyotik lif kaynakları: Hindiba kökü, yer elması, kuşkonmaz, sarımsak, pırasa gibi inülin içeren sebzeler hem mukus tabakasını hem de Akkermansia’yı destekler.
  • Omega-3 içeren yağlı balıklar: Somon, sardalya, uskumru gibi balıklar genel mikrobiyota dengesini iyileştirerek Akkermansia için elverişli zemin hazırlar.
  • Yeşil çay ve bitkisel antioksidanlar: Polifenol ve kateşin içeriğiyle hem Akkermansia’yı hem de diğer faydalı bakterileri teşvik eder.
  • Düşük şeker ve az işlenmiş gıda: Rafine şeker ve ultra işlenmiş ürünlerin azaltılması, bağırsak bariyeri ve Akkermansia yoğunluğu için kritik önemdedir.

Kısacası, renkli sebze-meyve ağırlıklı, liften zengin ve işlenmiş gıdası düşük bir Akdeniz tipi beslenme tarzı Akkermansia’nın en çok “sevdiği” ortamdır.

Akkermansia Hangi Besinlerle Artar

Akkermansia Bağırsak Bariyerine Nasıl Fayda Sağlar?

Akkermansia’nın en iyi bilinen etkilerinden biri, bağırsak bariyerini güçlendirmesidir. Bu bacterinin mukus tabakasını besin olarak tüketmesi aslında ilk bakışta olumsuz gibi görünse de, tam tersine kontrollü bir yenilenme döngüsü yaratır.

  • Akkermansia, mukus tabakasını parçalarken kısa zincirli yağ asitleri üretir; bunlar bağırsak hücreleri için enerji kaynağıdır.
  • Aynı anda goblet hücrelerini daha fazla mukus üretmeye teşvik eder; böylece bağırsak bariyeri sürekli kendini yenileyen bir “otomatik koruma hattı” gibi çalışır.

Bu mekanizma, halk arasında “sızdıran bağırsak” diye anılan, bariyerin zayıflamasıyla ilişkili pek çok soruna karşı koruyucu bir rol üstlenir.

https://link.springer.com/article/10.1186/s13099-024-00635-7

“2024'te Gut Pathogens dergisinde Chunyan Mo ve arkadaşları, Akkermansia muciniphilanın bağırsak duvarını nasıl koruduğunu detaylandırıyor. Bu bakteri obezite ve metabolik bozukluklara karşı güçlü bir savunma sağlıyor. Mukus üretimini artırarak bağırsak geçirgenliğini azaltıyor ve LPS toksinlerini engelleyerek kronik iltihabı önlüyor.

Bağırsak Bariyeri Nasıl Güçleniyor?

Akkermansia muciniphila MUC2 mukus tabakasını kalınlaştırıyor. ZO-1 ve okludin gibi sıkı bağlantı proteinlerini yükseltiyor. Obezite ve diyabet hastalarında bu bakteri azaldığında bağırsak sızıntısı artıyor. Dış zar vezikülleri ile Amuc_1100 enzimi bariyeri onarıyor.

Obezite ve Metabolik Sendroma Karşı Etkisi

Bağırsak bariyerini yenileyerek endotoksin geçişini bloke ediyor. Kilo artışı ve tip 2 diyabet riskini düşürüyor. Yeni nesil probiyotik olarak öne çıkıyor. Lifli gıdalar ve polifenoller ile doğal olarak çoğalıyor.

Hindiba kökü, soğan, muz gibi prebiyotik besinler Akkermansia seviyesini artırıyor. Bağırsak sağlığı obeziteyi önlemenin anahtarıdır.”

Akkermansia Kan Şekeri ve İnsülin Direncini Etkiler mi?

Evet, Akkermansia’nın kan şekeri ve insülin direnci üzerinde anlamlı etkileri olduğu gösterilmiştir. Bağırsak bariyerini güçlendirerek endotoksin geçişini azaltması, kısa zincirli yağ asidi üretimi ve safra asidi metabolizmasını etkilemesi sayesinde glukoz metabolizmasını dolaylı ve doğrudan etkiler.

Klinik çalışmalarda:

  • Akkermansia takviyesi alan bireylerde insülin duyarlılığının arttığı, açlık insülin düzeylerinin belirgin şekilde azaldığı rapor edilmiştir.
  • Yeni veriler, Akkermansia’nın GLP-1 gibi iştah ve glukoz kontrolünde rol alan hormonları da etkileyebileceğini öne sürmektedir.

Bu nedenle Akkermansia, tip 2 diyabet ve metabolik sendromun gelecekteki mikrobiyota temelli tedavilerinde önemli bir hedef olarak değerlendirilmektedir.

Akkermansia Kan Şekeri ve İnsülin Direncini Etkiler mi

Akkermansia Takviyesi Güvenli mi? 

İnsanlarda yapılan erken dönem klinik çalışmalarda, özellikle pastörize Akkermansia formlarının güvenli ve iyi tolere edilir olduğu bildirilmiştir. Çalışmalarda ciddi yan etki bildirilmemiş; metabolik parametrelerde ise olumlu değişiklikler gözlenmiştir.

Yine de, her takviyede olduğu gibi Akkermansia içeren ürünler de herkese “gelişigüzel” önerilmemelidir. Mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak, bu tür ürünlerin mutlaka hekim veya beslenme uzmanı gözetiminde kullanılması önemlidir.

Akkermansia Her Probiyotik Üründe Var mı?

Hayır, Akkermansia klasik probiyotik ürünlerin çoğunda yer alan standart bir bakteri değildir. Yoğurt, kefir gibi fermente ürünlerde doğal olarak bulunmaz; özel Ar-Ge süreçleri ve patentli teknolojilerle geliştirilen “yeni nesil probiyotik” formülasyonların bir parçası olarak sunulmaktadır.

Next-Microbiome, Akkermansia ve diğer yeni nesil suşları bir araya getirerek Probiome-NOVO ve Boost Synergy GLP-1 gibi ürünler geliştirmekte; bu ürünlerde metabolik denge ve bağırsak bariyeri hedeflenmektedir.

Akkermansia’yı Artırmak İçin Nereden Başlamalı?

Akkermansia’yı desteklemek için atılacak ilk adım, takviyeden önce yaşam tarzını gözden geçirmek olmalıdır.

  • Daha çok sebze-meyve, daha çok lif; daha az rafine şeker ve işlenmiş gıda
  • Düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku
  • Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınma

Bu temel adımlar, yalnızca Akkermansia’yı değil tüm bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkiler. Gerek görüldüğünde, hekim kontrolünde Akkermansia içeren yeni nesil probiyotik takviyeleri de bu yaşam tarzının üzerine akıllıca eklenebilecek bir araç haline gelebilir.

Ali Rıza Akın Kimdir ve Akkermansia ile Nasıl İlişkilidir?

Akkermansia ve yeni nesil probiyotikler denince son yıllarda en sık öne çıkan isimlerden biri mikrobiyolog Ali Rıza Akın’dır. Bilimsel kariyerine İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde başlayan Akın, 25 yılı aşkın süredir insan mikrobiyotası, yeni nesil probiyotikler ve konak-mikrop ilişkileri üzerine çalışmaktadır.

Araştırmalarının önemli bir bölümünü ABD Kuzey California’daki Silikon Vadisi’nde sürdüren Akın, dünya çapında birçok yeni nesil bakterinin, özellikle Akkermansia ve Christensenella ailelerine ait suşların keşfedildiği ekiplerin başında yer almıştır. Metabolik hastalıkların yeni nesil bakterilerle yönetimi, açlık hormonlarının kontrolü, insülin direncinin azaltılması ve kilo yönetimi üzerine geliştirdiği sistemler için uluslararası patentli çalışmalar yürütmektedir.

Akın’ın kurucusu ve baş bilim insanı olduğu Next-Microbiome, Malta, Türkiye, ABD ve İtalya gibi farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren ve Akkermansia odaklı yeni nesil probiyotik ürünler geliştiren bir Ar-Ge şirketidir. Şirketin Probiome-NOVO ve Boost Synergy GLP-1 gibi formülasyonları, açlık kontrolü, GLP-1 hormonunun desteklenmesi, metabolik denge ve bağırsak bariyeri bütünlüğünü hedefleyen mikrobiyota temelli çözümler olarak konumlanmaktadır.

Ali Rıza Akın’ın vizyoner hedeflerinden biri de, yüzlerce yeni nesil probiyotik suşunu bir araya getiren ürünlerle klasik fekal transplantasyon uygulamalarına daha güvenli ve standart bir alternatif sunmaktır. Bu yaklaşım, onun sıkça vurguladığı “bakterin kadar yaşa” felsefesinin pratik bir yansıması olarak görülmektedir.

Ali Rıza Akın | Mikrobiyota & Akkermansia Muciniphila Uzmanı

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın